DİSK üyesi Genel – İş’e dönük polis baskını Ankara’da TBMM önünde protesto edildi.

DİSK’e bağlı Genel – İş Sendikası Genel Merkezine dün sabah erken saatlerde devletin silahlı güçlerinin kapıları balyozlarla kırarak gerçekleştirdiği baskın bugün Türkiye’nin pek çok yerinde protesto edildi. Bu protestoların birisi de Ankara’da TBMM Dikmen kapısı önünde gerçekleştirildi. Genel – İş tarafından düzenlenen eyleme, Ankara Emek ve demokrasi güçleri de katılarak dayanışma gösterdi.
Saat: 13:00’de TBMM Dikmen kapısı önünde yapılan eylemde açıklamayı Genel – İş Genel Başkanı Erol EKİCİ yaptı.Sendika Genel Merkezlerinin sanki yasa dışı örgüt merkezleriymiş gibi kapıları kırılarak ve hiçbir sendika yöneticisine haber verilmeden basıldığını belirten EKİCİ, didik didik aranan ve her tarafı tahrip edilen sendikalarının polis ifadesine göre, aranan kişileri bulmak amacıyla yapıldığını söyledi.Sendikaların tüzel kişiliğiyle ilgili olmadığı polis tarafından da belirtilen bir soruşturma kapsamında yapılan bu baskının hiçbir hukuki temeli olmadığı gibi, Genel – İş’e gözdağı verilmeye çalışıldığına işaret eden EKİCİ, açıkça suç işlendiğini bildirdi.Dünya’nın hiçbir demokratik ülkesinde, sendikal haklara saygı gösterilen hiçbir ülkede sendika binalarının güvenlik güçlerince bu şekilde basılmasının söz konusu dahi olmadığını ifade eden EKİCİ, böyle bir durum yaşandığında yapanlar hakkında derhal soruşturma açıldığını hatırlattı.
Genel – İş Genel Merkezine yapılan baskında 48 kapının kırıldığını ve kullanılamaz hale getirildiğini bildiren EKİCİ, sendikalarında ağır maddi hasar meydana geldiğini, demokrasi adına ve demokratik hak ve özgürlükler adına devletin güvenlik güçlerinin bunu bir kamuoyu oluşturma yöntemi olarak kullanmaya başladığını vurguladı.Amerikanvari filmlere özgü kurgulanmış baskın sahneleriyle yurttaş bilinci etkilenmeye ve basılan yerler, baskın yapılan örgütler, kurumlar peşinen suçlu ilan edilmeye ve yurttaşın gözünde itibarsızlaştırılmaya çalışıldığına işaret eden EKİCİ, bu yöntemin artık hukukla ilgisinin olmadığını ve yargısız infaza dönüştüğünü, bunun kamuoyu tarafından da bilindiğini bildirdi.1962 yılında kuruluşundan bu yana işçi sınıfının ve belediye işçilerinin sendikal hak ve özgürlükleri için tavizsiz bir mücadele sürdüren ve bu nedenle ağır bedeller ödemiş ve onlarca üyesini bu uğurda kaybetmiş bir sendika olan DİSK/Genel-İş Sendikası’nın yönetici ve üyelerinin devlet terörü ile ilk kez karşılaşmadıklarını hatırlatan EKİCİ, 12 Eylül döneminde de buna benzer uygulamalarla yüz yüze kaldıklarını, darbe sırasında sendikalarına ve DİSK’e karşı yürütülen devlet terörü uygulaması ve Vandalizmin, aradan geçen 33 yıl sonra yine kapılarını çaldığına işaret etti.Devletin güvenlik güçlerinin Genel – İş’e karşı sergilediği şiddetin evrensel sendikal haklar terazisinde tam bir sendikal hak ihlali olduğunu ifade eden EKİCİ, Dünya’nın herhangi bir ülkesinde bir sendika binasının bu şekilde tahrip edilmesinin sendikal hak ihlali örneği olarak değerlendirileceğini, 25 Mart sabahı Genel-İş Genel Merkezine yapılan saldırının Türkiye’nin sendikal haklar siciline bir kara leke olarak çalındığını vurguladı.EKİCİ, genel Merkezlerinde yapılan aramanın sabahın erken saatlerinden itibaren milyonlarca yurttaşın evine haber olarak girdiğini, ülkenin dört bir yanındaki yöneticilerinin, işyeri temsilcilerinin, üyelerinin ve ailelerinin tedirgin edildiğini kaydetti.EKİCİ, güvenlik kuvvetlerinin uyguladığı yöntemi bir film gibi televizyon haberlerinde izleyen milyonlarca yurttaşın ve işçi sınıfının üzerinde bir şüphe, güvensizlik ve korku duygusu yaratılmaya çalışıldığını belirten EKİCİ, İşçi sınıfının ve belediye işçilerinin susturulamayan sesi bir sendikanın, 25 Mart sabahındaki uygulama ve görüntülerle itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını bildirdi.EKİCİ, egemenlerin bu hesaplarının tutmayacağını, çünkü DİSK/Genel-İş Sendikasının, işçi sınıfı içindeki itibarını devletten almış bir sendika olmadığını söyledi.Genel-İş Sendikasının bu itibarı belediye işçilerinin 50 yıllık mücadelesi ile kazandığını; bir günde ve haksız – hukuksuz bir polis baskınıyla kaybetmeyeceğini bildiren EKİCİ, konuşmasını şu sözlerle tamamladı;“Bu tür hukuk dışı müdahaleler işçi sınıfın hak ve özgürlükleri kadar toplumsal haklar ve demokrasi için de mücadele veren Sendikamızı  mücadeleden kopartamayacaktır.45 bin üyemizle bu mücadeleyi pes etmeden ve azimle sürdürmeye kararlıyız.25 Mart sabahından bu yana bizimle dayanışmasını gösteren siyasi partilere, başta KESK olmak üzere konfederasyon ve sendikalara, demokratik örgütlere, üyelerimize ve duyarlı tüm yurttaşlarımıza teşekkürü borç biliriz.”Genel – İş Genel Başkanı Erol EKİCİ’nin açıklamasının ardından KESK Genel Başkanı Lami ÖZGEN ve TTB Genel Sekreteri Bayazit İLHAN’da yaptıkları kısa konuşmalarda saldırıyı kınadılar ve Genel – İş Sendikası ile dayanışma içinde olduklarını belirttiler.Genel – İş’e dönük baskının protesto edildiği eyleme; DİSK’e bağlı sendikaların yöneticileri, CHP İstanbul Milletvekili Süleyman ÇELEBİ, İzmir Milletvekili Musa ÇAM, İstanbul Milletvekili Sezgin TANRIKULU, Yurtiçi Kargo Direnişçisi işçiler, KESK, TTB, ESP, EMEP 68’liler Dayanışma Derneği, Devrimci 78’liler Federasyonu yöneticileri ve yazar Temel DEMİRER’de katılarak dayanışmada bulundu.Eylem sırasında sık sık; “FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA – İNADINA SENDİKA İNADINA DİSK – YAŞASIN ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ – BASKILAR BİZİ YILDIRAMAZ – AKP HALKA HESAP VERECEK” sloganları haykırıldı. Ayrıca saldırıyı protesto eden, “DEVLET TERÖRÜNE SON, BASKILARA DİRENECEĞİZ, SENDİKALARIMIZI SAVUNACAĞIZ” yazılı dövizler taşındı. 26 Mart 2013. Yılmaz Kızılırmak

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s