HATA BENİMDİR; HATALIYIM; ÖZÜR DİLİYORUM…



temel-demirer‘Yürüyüş’ ve ‘Halkın Günlüğü’ dergilerinin editör ve yazı kurulu’nun dikkatine
Değerli Dost(lar),
Sizlere daha önce yazmıştım.[1]
‘Yürüyüş’ dergisindeki (No: 265, 24 Nisan 2011, s.46.) eleştiri,[2] haklı, yerinde ve doğrudur.
Bir gazetedeki yazıda yayınlanan “liste”den[3] aktarılırken yapılan hata, ciddi ve özür dilenmesi gereken boyuttadır.
Bu bağlamda “HATALIYIM” diyerek, ‘Yürüyüş’ ve ‘Halkın Günlüğü’ ile tüm devrimci kamuoyundan ÖZÜR DİLİYORUM…
Ancak belirtmeden, altını özenle çizmeden geçmeyeyim: HATA BENİMDİR… Şahsım dışında hiç kimse ve hiçbir kurumla ilintilendirilmemelidir, ilintilendirilmesi de doğru olmaz… (Ayrıca hatamdan ötürü devrimciler arasında bir “tartışma”ya yol açmak, beni vahim hatamdan da daha çok üzer.)
Özeleştirimi, söz konusu yazımı daha önce e-posta ile yolladığım gruptaki tüm adreslere de iletiyorum.
Gereğini (b)ilginize sunarım.
Selamlarımla.
4 Mayıs 2011 10:26:33, Ankara
N O T L A R
‘Yürüyüş’ ve ‘Halkın Günlüğü’ dergilerinin editör ve yazı kurulu’nun dikkatine
Değerli Dost(lar),
21-27 Nisan 2011 tarihlerinde bir dizi konferans için yurtdışında olmam hasebiyle ‘Yürüyüş’ dergisinde (24 Nisan 2011, No:265) yayınlanan “Halkın Günlüğü ve Temel Demirer Özür Dilemelidir” başlıklı yazıdan 28 Nisan 2011 tarihinde haberdar oldum.
1 Mayıs 2011’de İstanbul’da olacağım. Bu nedenle yazıya ilişkin görüşlerimi siz(ler)e önümüzdeki günlerde ileteceğim.
Ancak yeri gelmişken belirtmeliyim: Altında imzan olan söz konusu yazıma ilişkin olarak ‘Halkın Günlüğü’nün hiçbir sorumluluğu yoktur. Yazınının bütün sorumluluğu bana aittir; tarafımdan sahiplenmektedir.
Selamlarımla bilgilerinize.
Temel Demirer, 29 Nisan 2011 12:18:07
[2] Halkın Günlüğü’nün 10-20 Nisan 2011 tarihli, 10. sayısında, “Özel Yetkili Mahkemeler’e tarihi kenar notları” başlıklı bir yazı yayınlandı. Yazı, Temel Demirer imzasını taşıyor.
Halkın Günlüğü devrimci bir yayın organı olma iddiası taşıyor. Temel Demirer, ilerici bir aydın… Ama yukarıda sözünü ettiğimiz yazıda, devrimci eylem ve devrimciler karalanıyor, şaibe altına alınıyor.
Temel Demirer’in yazısı, temel olarak faili meçhul cinayetleri ve katliamları ele alıyor. Ve kendisinin, hemen tüm yazılarında olduğu gibi, oradan buradan bir çok alıntı içeriyor. Bazen hangisinin nereden başlayıp nerede bittiğini izleyemiyorsunuz. Bazısı alıntı, bazısı kendisine ait olan değerelendirmelerde Demirer şunları söylüyor: “Bu cinayetlerin hepsi tartışmasız olarak insanlığa karşı işlenmiş suçlardır.”
Diyor ki: “Katillerin hemen hemen hepsi birer ‘devlet’ organizasyonunun tetikçisidirler.”
Devam ediyor: “Katledilen canların her birisi taşıdıkları değerleri ve farklılıkları ile insanlık ailesi içerisinde özel bir yer işgal ederler.”
Sonra, “hızla sıralayarak bir kez daha hatırlatalım:” diyerek, her biri insanlık ailesi içinde özel bir yer işgal eden bu “canların” listesini yayınlıyor:Doç. Orhan Yavuz… Doç. Bedrettin Cömert… Prof. Bedri Karafakioğlu… Abdi İpekçi… Prof. Ümit Doğanay… Prof. Cavit Orhan Tütengil… Ümit Kaftancıoğlu… Sevinç Özgüner…
Ve… ve bu aydınları saydığı listenin tam burasında şu isme yer veriyor: Gün Sazak.
Evet, MHP’nin faşist şeflerinden, toprak ağası, binlerce insanımızın katilini yukarıda adı sayılan aydınlarla aynı listeye koyuyor Temel Demirer.
Ve bu listeyi Halkın Günlüğü de aynı şekilde yayınlıyor. (10-20 Nisan 2011, Sayı: 10)
Durun, bitmedi! Yazar, “katledilen canların”, her biri insanlık ailesi içinde özel bir yer işgal eden bu değerli insanların listesini yazmaya devam ediyor.Kemal Türkler… Prof. Dr. Muammer Aksoy… Turan Dursun… Doç. Dr. Bahriye Üçok… Uğur Mumcu… ve…
Ve burada bir isim daha çıkıyor karşımıza: Özdemir Sabancı.
Evet, yanlış okumuyorsunuz. Temel Demirer, Gün Sazak’la birlikte sömürücü, asalak, halkların katili Özdemir Sabancı’yı da insanlık ailesinin değerli canları içinde sayıyor.
Gün Sazak’ın ve Özdemir Sabancı’nın cezalandırılmış olmasını “insanlığa karşı işlenmiş suçlar” olarak değerlendiriyor.
Halkın Günlüğü, bu hâliyle her satırı, her cümlesi devrimcilere küfüre, devrimci mücadelenin mahkûm edilmesine dönüşen yazıyı, dergisinde pervasızca ve sorumsuzca yayınlıyor. Halkın Günlüğü, hangi sorumsuzlukla böyle bir yazıya yer veriyor?
Böyle bir yazı, bir reformist örgütün yayın organında yayınlansa dahi yine kabul edilemezdir; ama zaten dersin onun mantığı böyle.. Peki silahlı mücadeleyi, halk savaşını savunduğunu iddia eden Halkın Günlüğü, silahlı mücadelenin insanlığa karşı suç olarak nitelendirildiği, devrimci eylemleri gerçekleştirenlerin “devlet organizasyonunun tetikçisi” olarak adlandırıldığı bir metni NASIL, HANGİ MANTIKLA YAYINLIYOR?
Yazar Temel Demirer, hangi mantıkla bunları yazmıştır, anlaşılmaz ve kabul edilemezdir. Ama eğer Sabancı eylemi konusunda kafasında bir soru işareti varsa, devrimci hareket tarafından yayınlanan “GÖKDELENLERİ SARSAN KURŞUN, SABANCI EYLEMİ” adlı 655 sayfalık kitapta tüm sorularına cevap bulabilir.
Demirer’in sorumsuzluğu ve aymazlığı, yukarıdaki listeyle de bitmiyor. Diyor ki: “Bu listeye Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ı… Erdal Eren’i… idam edilen, kalleşçe öldürülen, daha pek çok kişiyi… eklerseniz… Toplumumuzdaki zulmün kaynağını çok daha iyi algılayabiliriz…”
Sabancılar’ın, Gün Sazaklar’ın yanına Deniz Gezmişler’i, infazlarda katledilen devrimcileri koymak, kimsenin haddi de değildir, akıl kârı da değildir.
Oradan buradan alıntılarla, en küçük bir devrimci kaygı gütmeden metinleri harmanlayarak kime ne verilmiş olunur? Bu nasıl bir aydın ahlâkıdır ki, önündeki yazıda, alıntılarda, devrimcilerin cezalandırdığı isimler geçmektedir? İnsan en azından o eylemi yapan devrimci hareketin o konuda ne deyip demediğine bakar. Bu nasıl bir aydın ahlâkıdır?
Temel Demirer ve Halkın Günlüğü, at iziyle it izini birbirine karıştırdıkları, devrimci eylemleri karaladıkları ve şaibe altında bıraktıkları, bu eylemleri gerçekleştirenleri insanlık suçu işlemekle suçladıkları, faşist terörün katlettikleriyle devrimcilerin cezalandırdıklarını, aydınlarla faşist şefleri, sömürücüleri yanyana getirdikleri için, yaptıklarını DÜZELTMELİ ve halktan, devrimcilerden, devrimci hareketten ÖZÜR DİLEMELİDİRLER. (Kaynak: “Halkın Günlüğü ve Temel Demirer Özür Dilemelidir”, Yürüyüş, No: 265, 24 Nisan 2011, s.46.)
[3] Emre Kongar, “Orhan Yavuz’dan Mumcu’ya, Mumcu’dan Dink’e: Zulüm Devam Ediyor”, Cumhuriyet, 25 Ocak 2011, s.3.


Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s