O; CENGİZ GÜNDOĞDU’DUR…[*]

“Çağ atlatacak bir iş yapmak için, bir ağaç dikmek gerekir.”[1] Seyrani’nin, “Ehl-i kemâl ile cefa çekmesi yeğdir/ câhil ile safa sürmeden,” dizelerini içtenlikle telaffuz eden biri olarak; O’nu tanımayı; O’nunla aynı kesitte yaşamayı önemli bulurum. Hayır, O’nu övecek değilim; çünkü O övgüye ihtiyaç duymayacak kadar has biridir; insandır; ağaç dikenlerdendir. “İnsan olmak (ve kalmak)” deyip…

OTORİTARYANİZMDEN TOTALİTARYANİZME: ARTIK HER ŞEY MÜMKÜNDÜR!

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER “Cehalet korkuya, korku kine, kin şiddete yol açar. Denklem budur.” (Michael Moore.) Beklenen oldu… Birkaç gündür Tweeter âleminde Fuat Avni imzasıyla duyurulan “operasyon” gerçekleşti; 14 Aralık 2014 sabahı, cemaatine yakın olduğu iddia edilen medya organlarının -‘Zaman’ gazetesi ve ‘Samanyolu’ TV-  yöneticileri, kimi gazeteciler, eski emniyet mensupları, dizi senarist ve yapımcıları hakkında hazırlandığı…

“DEMİR LEYDİ” DENİLEN BİR “MILK SNATCHER/ SÜT HIRSIZI”… [*]

“Torbada ne varsa, çorbada da o vardır.”[1] İngiltere’nin ilk ve tek kadın Başbakanı Barones Margaret Thatcher 8 Nisan 2013’de geçirdiği felç sonrası 87 yaşında öldü. 11 Nisan 2013 tarihli ‘The Independent’in haberine göre ölümünün ardından ilk 3 saatte internete girenlerin yüzde 92’si, hayatlarını perişan ettiği kömür madencilerinin çocuklarıydı… Bir bakkalın kızı olan Thatcher, 1979-1990 yılları…

SEVGİLİ(MİZ) FİLİSTİN[1]

“İçimde mis kokulu, kızıl bir gül gibi duruyor zaman.”[2] ‘Sevgili(miz) Filistin’ hakkında konuşmak, söylenip de anlatılanlardan çok, söylenemeyip de anlatılamayanlardan söz etmeyi gerektirir ki, bu da dillendirilmemiş anılara müracaat etmemizi ‘olmazsa olmaz’ kılar… Şimdi sizlere aktarmayı deneyeceklerim, sararmış bir not defterindeki solgun satırlara aittir ve hiç yayınlanmamış, dillendirilmemiş şeylerdir… Bir dostun hikâyesinden satır başlarını aktaran…

"MAHSUS MAHÂL"(LER)İN HÂL-İ PÜR MEÂLİ

“Duvarda kaldı gözlerim Dalmışım.”[2] ‘Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi’nin, “Mahsus mahâl”lerin hâl-i pür melâlini gündemleştiren “Hasta Mahpuslar Sorunu ve Çözüm Önerileri” Sempozyumu’nun “Çözüm Önerileri”ne yönelik “Üçüncü Oturumu”nun moderatörlüğünü Hasan Gülbahar arkadaşım yönetecekti. 30 yıl zindanda yatan Gülbahar arkadaşım şimdi burada değil, “5.5 yıl daha yatacaksın!” diyen zalimler tarafından tekrar Mersin zindanına kapatıldı…[3] Onun yerine beni görevlendirdi…

BİTİP TÜKENMEYEN İÇTEN SESLENİŞ: ORHAN VELİ KANIK[*]

<!–[if !mso]>st1\:*{behavior:url(#ieooui) } <![endif]–> “Deli eder insanı bu dünya; Bu gece, bu yıldızlar, bu koku, Bu tepeden tırnağa çiçek açmış ağaç.”[1] Şiirin en kendine has şairlerinden, yaramaz çocuğuydu. Şiirleri gibi hep genç kaldı; ölmedi. Ve 14 Nisan 2014’de 100’üncü kez doğdu Orhan Veli Kanık. Onu hep 36 yaşında biliyoruz bilmesine de, meğer O, 100 yaşına…

KOBANÊ BİZİMDİR, BİZ KOBANÊ’YİZ!

SİBEL ÖZBUDUN-TEMEL DEMİRER “Gözümüzdeki kıymık en iyi büyüteçtir.”[1] Kobanê, sokak sokak çatışıyor. Müthiş bir hâl bu; belki de mitolojideki kahramanları kıskandıran türden cüretkâr ve çocuksu içtenlik yüklü… Dövüşenler, düşenler insan(lık) tarihine yeni(lenen) bir direniş destanı armağan ediyorlar. 14 Eylül 2013’de Serêkaniyê’de düşen Yılmaz (Serkan Tosun) ile 5 Ekim 2014’de Kobanê yitirdiğimiz Paramaz Kızılbaş’ın (Suphi Nejat…

EZİLENLERİN DEVRİMCİ-POLİTİK TİYATROSU

“SANATI SATAN” BUGÜN(LER) VE TİYATRO FASLI… DEVRİMCİ TİYATRO DEVRİMCİ TİYATRO TARİHİ(NDEN) PİSCATOR VE POLİTİK TİYATRO BRECHT VE EPİK TİYATRO BOAL VE EZİLENLERİN TİYATROSU TÜRK(İYE) TİYATRO TARİHİNDEN NOTLAR TİYATRONUN MEVCUT HÂL(SİZLİĞ)İ VE BASKI(LAR) NİHAYET EZİLENLERİN DEVRİMCİ-POLİTİK TİYATROSU[1] TEMEL DEMİRER “Tarafsız özne yoktur.”[2] Biz burada, ezilenlerin devrimci-politik tiyatrosundan söz ederken, yerküre bir kan deryası içinde… Şimdi nasıl…

12 EYLÜL DÜZEN(İNİZ)DİR![*]

<!–[if !mso]>st1\:*{behavior:url(#ieooui) } <![endif]–> “Tarih uyanmak için uğraştığım bir kâbustur.”[1] 12 Eylül’ün kaçıncı sene-i devriyesindeyiz? Bunun bir önemi yok! Aslolan, kara Eylül’ün “müesses nizam” açısından hâlâ yaşamakta, yaşatılmakta olduğudur! “Eylül” deyip geçmeyin; “bitti” falan demeyin… Eylül bir söylentiye göre “kara güneş”in ayıdır. Kara güneş, Fransız şair Nerval’in kullandığı bir mecaz. Şarkının “bazen neş’e bazen keder”…